Yumuşak doku ya da kemikte yerleşim gösterebilen, içinde kimi zaman püre kıvamında sıvı bulunan, etrafı dokuyla kaplanmış boşluklar “kist” olarak tanımlanır. Bulundukları bölgede genişleyerek büyürler ama büyüme yavaş seyreder. Kistler, insan vücudunun her tarafında oluşabilse de, en çok çenelerde görülürler. Çenelerde vücudun diğer kemiklerine oranla daha sık bulunurlar. Çenelerdeki dental lamina veya dişin mine organının kalıntılarının prolifere olması ile kistler meydana gelir.
Çene kistleri, diş yapılarından kaynaklı olabilecekleri gibi, tamamen farklı bir embriyolojik kökenden de (ağız içi epitel gibi) kaynaklanabilirler. Genellikle belirtisiz olmakla beraber;
- Çene kist ameliyatlarında, enükleasyon ve marsüpyalizasyon adı verilen iki temel yöntem kullanılır;
- Enükleasyon kistin bulunduğu yerden bütün olarak ve tercihen tek parça halinde çıkarılmasıdır. Lokal veya genel anestezi ile yapılan işlemde diş eti kaldırılır ve kist temizlendikten sonra, bölge dikiş atılarak kapatılır.
- Çok büyük kistler önce küçültülür, sonra cerrahi işlemle çıkartılırlar. Bu cerrahi işlemlerde marsüpyalizasyon ve drenlemedir.
- Marsüpyalizasyon işlemi genellikle büyük kistler için uygulanır. Bölgeye açılan ufak bir delikten kistin içindeki sıvı boşaltılıp, kistin içindeki basınç azaltılır. İçindeki basıncı azalan kist bu sayede küçülür. Daha sonra kist cerrahi müdahale ile çıkartılır.
- Drenleme işleminde, kistin içine dren yerleştirilir ve kistin küçülmesi sağlanır. Küçülen kist yine cerrahi işlem yapılarak çıkarılır.
- Cerrahi işlem sonrasında ilgili diş ağızda bırakıldıysa, dişe kanal tedavisi yapılır. Eğer kist ile birlikte diş çekildiyse, bölge iyileştikten sonra implant uygulamasına gidilebilir.